Haykırışlarıma kulak asmaksızın devam ederken sen,
ben dibindeyim en varsayılan hayatımın. En gerçekçi, dilde binlenmiş hayatımın. Sen aldırmadan bana hiç bilmediğin yerlere koşarken, ben milyonlarca koku dolaşıyorum. Ten arıyorum bedenime susayan, doku arıyorum uyuşan zihnime.
Ama...
Yalnız tek bir koku yok, tümünen karışmış taşıdığım kokun. Her dokuya yapışmış gibi yayılmış zehrin...
Ben sanarken yabancı, aslında bana pekte uzak değilmiş.
Avunmuş muyum dersin? Haklısın... Özlüyormuşum ben seni.
Hadi gel...
Derimi sıyır, dokumu sök,
damarlarıma sokul, kanıma sız ve ben yeniden... Belkide yeniden senin... Ne dersin?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder