6 Mayıs 2011 Cuma

Üç kuruşluk adam uğruna satın verdiğim benliğim. Uçsuz bucaksız adresi belirsiz yuvasında boğulur o her gece. Her saniye sigara dumanını içine çektiği vakit bir şarkı fısıldamaya başlar. Çoğu kurduğu cümlelerin içinde kendimi bulurum, pek hoş olmasa da bulurum işte. Beni konuşur durup dururken. Kendide bilmez neden söyler durur beni. Bende bilmem. Aslımı yitirdiğim her gün onu dinlemeye giderim ben. O da sanki farkındaymış gibi bir şeyler mırıldanır duymam için. Duyarım ben, en duymak istemediklerimi. Belkide hiç gitmem oradan aslımı tanımak için. Yitirdiği gibi, yitirdiklerini söylemeyi çok sever o adam, tıpkı benim onu sevdiğim gibi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder